Hakkımızda

GENEL BİLGİ

Çikolata, tropikal “Theobroma Cacao” ağacının çekirdeğinden elde edilen çiğ ve işlenmiş gıdalardan oluşur. Kakao, son üç bin yıldır Meksika, Orta ve Güney Amerika'da yetiştirilmektedir ve ilk belgelendirilmiş kullanımı M.Ö. 1.100 yıllarındadır. Mezoamerikan halklarının büyük bir kısmı çikolatalı içecekler yapmıştır. Aztekler de, “acı su” anlamına gelen bir Nahuatl kelimesi olan xocolātl adında bir içecek yapmışlardır. Kakao ağacı çekirdeklerinin yoğun acılıkta bir tadı vardır ve lezzetin geliştirilmesi için fermente edilmesi gerekmektedir. Fermantasyonun ardından, çekirdekler kurutulur, temizlenir ve kavrulur ve kakao tanesini elde etmek için kabuğu çıkartılır. Kakao taneleri öğütülür ve kaba biçimde saf çikolata olan kakao kitlesi elde edilir. Bu kakao kitlesi, malzemeli veya malzemesi olarak önce sıvılaştırılıp sonra kalıp haline getirildiği için çikolata likörü olarak adlandırılmaktadır. Likör, iki bileşen olarak işlenebilir: kakao kitlesi ve kakao yağı. Tatlandırılmamış çikolata bitter çikolata), genellikle çeşitli oranlarda kakao kitlesi ve kakao yağı içerir. Bugün tüketilmekte olan çikolatanın büyük bir kısmı kakao kitlesi, kakao yağı veya diğer yağlar ve şekerin birleşiminden oluşan tatlı çikolata biçimindedir. Sütlü çikolata, ek olarak süt tozu veya yoğunlaştırılmış süt içeren tatlı bir çikolatadır. Beyaz çikolata ise kakao yağı, şeker ve süt içerir, ama kakao kitlesi içermez.

KAKAO

Kakao macunları, vücut üzerinde fizyolojik etkiye sahip olan teobromin ve fenetilamin gibi alkaloidler içerir. Beyindeki serotonin seviyesi ile bağlantılıdır. Bazı araştırmalar, hafif ölçülerde yenen çikolatanın kan basıncını düşürdüğü sonucuna ulaşmıştır. Teobrominin mevcudiyeti, özellikle köpekler ve kediler olmak üzere bazı hayvanlar için zehirleyicidir. Çikolata, dünyadaki en popüler gıda çeşitleri ve tatlarından biri olmuştur. Farklı şekillerde kalıplanan hediyelik çikolatalar, bazı özel günlerde geleneksel hale gelmiştir: tavşan ve yumurta şeklindeki çikolatalar Paskalya'da popülerdir; Hanuka, Noel Baba ve diğer noel sembolleri şeklindeki çikolatalar Noel'de popülerdir ve kalp şeklindeki çikolatalar veya kalp şeklindeki kutuların içerisindeki çikolatalar ise Sevgililer Gününde popülerdir. Çikolata aynı zamanda çikolatalı süt ve sıcak çikolata yapmak üzere soğuk ve sıcak içeceklerde de kullanılmaktadır.

ETİMOLOJİ

“Çikolata” kelimesi, İngilizce diline İspanyolcadan girmiştir. Kelimenin İspanyolcadan ne şekilde geldiği tam olarak bilinmemektedir ve birden fazla açıklama bulunmaktadır. Belki de en fazla belirtilen açıklama, “çikolata” kelimesinin, Aztek dili olan Nahuatl'da bulunan "chocolātl" kelimesinden geldiğidir. Birçok kaynak, Nahuatl dilindeki "chocolātl" kelimesinin, ekşi veya acı anlamına gelen “xococ” kelimesi ve su veya içecek anlamına gelen "ātl" kelimesinden türediğini söylemektedir. Ancak William Bright, "chocolātl" kelimesinin orta Meksika koloni kaynaklarında bulunmaması nedeniyle bu türemenin olamayacağını belirtmektedir.

Santamaria, Yucatec Maya dilinde sıcak anlamına gelen “chokol” ve Nahuatl dilinde su anlamına gelen “atl” kelimelerinden türediğini belirtmektedir. Günümüze daha yakın bir zamanda, Dakin and Wichmann, Doğu Nahuatl dilinde “dövülmüş içecek” anlamına gelen bir başka Nahuatl kelimesi olan "chocolātl" kelimesinden türediğini söylemiştir. Bu kelimeyi, köpüren çubuk anlamına gelen “chicoli” kelimesinden türetmişlerdir.

TARİHÇE

“Çikolata” kelimesi, Meksika'nın Aztek mutfağından gelmektedir ve muhtemelen Nahuatl dilindeki "xocolatl" kelimesinden türemektedir. Meksika, Orta ve Güney Amerika'ya özgür bir ağaç olan Theobroma cacao, bu bölgede en az üç bin yıldır yetiştirilmektedir. Kakao kitlesi ilk olarak hem bir içecek, hem de bir yemek malzemesi olarak Mezoamerika'da kullanılmıştır.

Çikolata, neredeyse tüm tarihi boyunca bir içecek olarak kullanılmıştır. Çikolataya ilişkin ilk kayıt, Olmec'ten öncesine gitmektedir. Kasım 2007'de, arkeologlar bilinen en eski kültivasyonu ve yaklaşık M.Ö. 1100 ila 1400 yıllarında Honduras'ta Puerto Escondido'da kakao kullanılmış olduğunu belirttiler. Bulunan kalıntılar ve içerisinde buldukları kap, kakaonun ilk kullanımının sadece içecek olmadığını, aynı zamanda kakao çekirdeklerinin etrafındaki beyaz etin bir alkollü içecek için fermente edilebilir bir şeker kaynağı olarak kullanılmış olabileceğini göstermektedir. Maya medeniyeti, arka bahçelerinde kakao ağacı yetiştiriyordu ve kakao çekirdeklerini köpüklü, acı bir içecek yapmak üzere kullanıyorlardı. Maya hiyerogliflerindeki belgeler, gündelik yaşamın yanı sıra çikolatanın törenlerde kullanıldığını da göstermektedir. Rio Azul – Guatemala'da eski antik Maya toprak kabında bulunan çikolata kalıntısı, Mayaların M.S. 400 yıllarında çikolata içtiğini göstermektedir.

Yeni Dünya'da, çikolata xocoatl adında acı, baharatlı bir içecek olarak tüketilmekteydi ve genellikle vanilya, kırmızıbiber ve achiote (şu anda annatto olarak bilinmektedir) ile tatlandırılmaktaydı. Xocoatl'in, muhtemelen teobromin içeriği nedeniyle yorgunluğa iyi geldiğine inanılmaktaydı. Çikolata, Kolombiya Mezoamerikası'nda önemli bir lüks maldı ve kakao çekirdekleri çoğunlukla para birimi olarak kullanılmaktaydı. Örneğin, Aztekler bir tavuğun yüz kakao çekirdeği ve bir taze avokadonun da üç kakao çekirdeği ettiği bir sistem kullanmaktaydı. Güney Amerika ve Avrupa kültürleri de yüzyıllar boyunca ishal tedavisinde kakaoyu kullanmıştır. Aztekler, fethedilen kakao yetiştiriciliği yapan yerlerden, vergi olarak veya Azteklerin dediği gibi bir “katkı payı” olarak bu kakao çekirdeklerinin ödenmesi talimatını verdiler.

16. yüzyıla kadar hiçbir Avrupalı, Orta ve Güney Amerikalıların bu popüler içeceğini duymadı. İspanyollar Aztekleri fethettikten sonra çikolata Avrupa'ya ithal edilmeye başlandı. İspanya'da kısa bir süre içerisinde sarayın gözdesi oldu. Bir yüzyıl içerisinde Avrupa kıtasının dört bir yanına yayıldı ve popüler oldu. Bu yeni içeceğe olan yüksek talebi karşılamak üzere, İspanyol orduları kakao üretmek üzere Mezoamerikalıları köle almaya başladı. Kakao hasadı normal bir iş haline gelse de, sadece kraliyet ailesi ve bağlantısı iyi olan kişiler bu pahalı ithal ürünü karşılayabiliyordu. Uzun bir süre geçmeden, İspanyollar plantasyonlarda kakao çekirdekleri yetiştirmeye başladılar ve kendilerine yardımcı olmak üzere Afrikalı bir işgücü kullandılar. İngiltere'de ise durum farklıydı. Parası olan neredeyse herkes bunu satın alabiliyordu. Londra'da ilk çikolata ticarethanesi 1657 yılında açıldı. 1689 yılında, önemli bir doktor ve kolektör olan Hans Sloane, ilk olarak eczacılar tarafından kullanılan, ancak daha sonra 1897 yılında Cadbury kardeşlere satılan ilk sütlü çikolatalı içeceği Jamaika'da geliştirdi.

Katı haldeki çikolata ilk olarak 1847 yılında keşfedildi. Joseph Fry & Son, bir parça kakao yağını çikolataya ekleyip, ardından şeker ekleyerek kalıp haline getirilebilecek bir macun oluşturdu. Sonuç, ilk modern çikolata kalıbı oldu.

Yüzyıllar boyunca çikolata yapım süreci değişmeden devam etti. İnsanlar Sanayi Devriminin geldiğini gördüğünde, yiyeceği bugünün modern biçimine getiren pek çok değişiklik oldu. Hollandalı bir ailenin (van Houten) buluşları, parlak ve lezzetli çikolata kalıpları ve mümkün olan ilgili ürünlerin seri üretimini mümkün kıldı. 1700'lerde, kakao yağını sıkıştıran ve sert, dayanıklı bir çikolata oluşturmaya yardımcı olan mekanik değirmenler yaratıldı. Ancak Sanayi Devriminin gelmesiyle birlikte, bu değirmenler artık çok fazla kullanılmamaya başlandı. Devrimin yatışmasından kısa bir süre sonra, şirketler bugün görmekte olduğumuz çikolataları satmaya yönelik bu yeni buluşun reklamlarını yapmaya başladı. Yeni makineler üretildiğinde, insanlar dünyanın dört bir yanında çikolatayı denemeye ve tüketmeye başladı.

Çikolata siparişi vermenin en kolay ve en hızlı yolu! www.isimlicikolata.com / www.kizistemecikolatalari.com